Çatı yerine SolarPark’a ne dersiniz?

Çatı yerine SolarPark’a ne dersiniz?

PAYLAŞ
3

Son 10 yılın en gözde sektörü solar enerji oldukça hızlı bir ilerleme kaydetti. Özellikle Enerji Bakanlığı’nın konu üzerindeki hassasiyeti ve yatırımcılara verdiği cazip teşvikler, hızla 40 binden fazla kişinin istihdam edildiği, 30’a yakın modül üreticisinin faaliyete geçtiği bir sektör haline geldi.

Özellikle yerli sanayinin kurulması ve güçlendirilmesi amacıyla yürürlüğe sokulan bazı vergiler, sanılanın aksine sektörü olumsuz etkilemedi hatta sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesine katkı sağladı. 2017 rakamları bize bunu gösteriyor. Ancak bir kaç hafta önce gerçekleşen SOLAREX’18 fuarı sanırım kimse için pek iyi geçmedi. Fuar sonrasında çeşitli sektör firmalarının yaptığı özel seminer ve toplantılarda da bu açıkça dile getirildi. Evet sektör şuan için bir belirsizlik içinde.

Sektörde yer alan dernek ve meslek örgütleri ile sektör firmalarını en önemli beklentisi, Enerji Bakanlığı eliyle sektör firmalarının ve çalışanlarının endişelerinin ortadan kaldırılması. Ancak bu hiç de kolay olacağa benzemiyor.

Bir yanda yönetmelikte yapılan düzenlemeler, enerji iletim dağıtım maliyetlerine yapılan zamlar ile diğer yanda kurlardaki aşırı yükselme yatırımcıların daha fazla düşünmesine neden oluyor çünkü geri dönüş süreleri oldukça uzadı.

ÜRETİM BİR YEKA’NIN İHTİYACINI KARŞILAR

Diğer yandan, sektör oyuncularının beklediği en önemli teşvik YEKA’lara yönelik. Ancak burada da ortaya atılan çözüm önerileri çok lokal ve günü kurtarma üzerine. Sektörün önünü açmak için yerel solar YEKA’lar üretmek sanırım sadece yılı kurtarır. Çünkü sektörde panel üretim kapasitesi 1000 mwp seviyelerinde. Tüm sektör firmaları sadece bir yıllık bir çalışma ile sadece bir YEKA’nın panel ihtiyacını karşılayabilir.

Sektörü canlandırmak için beklenilen ve üzerinde durulan bir diğer konu ise çatılar. 2014 senesinden beri, pek çok şehirde, OSB’ler, Serbest Bölgeler, AVM, hastane, çiftlik vs gibi yerlerde çatı işi kovalayan ve proje geliştirmeye çalışan biri olarak önemli deneyler edindim. Şöyle ki; sanayi kesiminde bina stoğumuz maalesef kötü. Çatılarda kar yükü, buz yükü, rüzgar yükü gibi hesaplar maalesef pek doğru değil.

2015- 2016 senesinde imar edilen binalarda bile 70 kg/m²  ‘ehh işte’ noktasında. Oysa bunun 100 kg/ m² seviyelerinde olması gerekiyor. Çiftlikler AVM’ler ve diğerleri de pek farklı değil. Yapılabilir olan projeler yok mu? Tabi ki var. Ancak bu sektörü kurtaracak 1000 mwp iş çıkacak gibi görünmüyor. Umudumuz yeni binalarda birkaç yıl içinde yasal düzenlemelerin olması.

MİNİ GES’LER SOLARPARK’LARA KURULSUN

Evsel çatılarda ise durum karışık, 10 katlı bir bina. Her katta 2 daire, toplam 20 daire. Zemin alanı ise 400 m². Bu çatıya hangi daire GES kursun. Herkes birbirinden izin almak zorunda ki, bu tam bir karmaşa. Müstakil evlerin bulunduğu sitelerde de durum aynı. Aşılabilir sorunlar mı evet. Ama üzerinde çok çalışmak, belediyelere, EDAŞ’lara vs ayrı ayrı dert anlatmak gerekiyor.

Ancak benim bu evsel kullanım amaçlı GES’ler için farklı bir önerim var. Hem de sektörün bizzat kendisinin sürdürülebilir olmasını sağlayabilir. Şöyle ki, her şehirde veya sadece büyük şehir statüsündeki şehirlerde, Enerji Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, EDAŞ’lar, belediyeler ve ilgili diğer kurumların koordinasyonu ile micro GES tesisleri için SolarPark arazileri tahsis edilse, o şehirde konut alan her bir kişi, bu şehir SolarPark’ında 5 kWp’ye kadar micro GES kurabilse. Sanırım bu yöntem Solar sektörünün güçlenerek büyümesi konusunda oldukça etkili olur. Sektördeki istihdam gözle görülür şekilde artar.

Ulusal enerji tüketim değerleri incelendiğinde yüzde 26’lar seviyesinde olan evsel tüketim bir kaç yıl içinde yüzde 10’ların altına iner. Micro GES’lerin maliyeti ev kredilerinin içinde yer alır ve 10 yılı aşkın bir süreye dağıldığı için yatırımcılar açısından da kabul edilebilir değerler içerisinde yer alır. Bu iş modeli üzerine sayfalarca SWOT analizi yapılabilir. Ancak bu veya başkaca önerilerde idari otoritenin öncülüğünde birlikte olmanın en önemli nokta olduğunu düşünüyorum.

Umarım sektör paydaşları, yatırımcılar ve otoriteler el birliğiyle, çok kısa bir zamanda büyük işler başaran solar enerji sektörünün geleceği için gerekli adımları atarlar.

PAYLAŞ
Önceki haberYEKDEM’e başvurular elektronik veya mobil imzayla yapılacak
Sonraki haber“Akıllı sistemlerle elektrik şebekesi genç kuşağa hitap edecek”
İhsan Kızıl
Uludağ Üniversitesi Endüstriyel Elektronik ile ABD ve İngiltere merkezli Preston Üniversitesi İşletme bölümlerinde okudu. Enerji ve Endüstri Tesisleri Yönetimi üzerine araştırma ve inceleme çalışmaları gerçekleştirdi. 2008 yılına kadar inşaat, kimya ve tekstil sektörlerinde tesis yatırımları için yatırım yönetimi ve planlama konusu üzerine çalıştı. 2008 senesinden bu yana yerli ve yabancı firmalar bünyesinde yenilenebilir enerji tesisleri, kojenerasyon tesisleri ve otomasyon (Endüstri 4.0) projeleri için teknik ve mevzuat konularında proje geliştirme, danışmanlık ve EPC/Entegratör olarak hizmet veriyor.

BİR CEVAP BIRAK