Yenilenebilir enerjiye blokchain doping olur mu?

Yenilenebilir enerjiye blokchain doping olur mu?

PAYLAŞ
0

Son yıllarda blockchain kadar pek az teknolojik yenilik kamuoyunda bu kadar ilgi çekti. Tabii ki en çok ilgi de kripto para Bitcoin’in astronomik yükselişine yönelik oldu. Kripto para pazarının bir parçasını oluşturan Bitcoin öyle ki bu yılın ocak ayında 800 milyar dolarla en yüksek düzeyine ulaşmış ve ardından da toplam büyüklüğünün üçte birine kadar düşmüştü.

Aslında kripto para enerji de içinde yer alacak şekilde bir dizi endüstri koluna fayda sunabilme potansiyeline sahip blockchain’ın sadece bir uygulaması konumunda.

Nitekim bu özelliği sayesindedir ki blockchain Eylül 2018 tarihinde yapılan ve 400’den fazla şirket yöneticisini, hükümet yetkilisini ve konunun uzmanlarını bir araya getiren IRENA Enerji Haftası etkinlikleri kapsamında da en önemli konulardan biri oldu. Bu toplantılarda enerji sektörünün geleceğe dönük olarak ne yönde yapısal değişimlerden geçebileceği konusu tartışıldı.

Blockchain merkezi bir server ya da otorite  yerine merkezi olmayan bir iletişim ve koordinasyon  ile katılımcıarına merkezi bir aracı olmaksızın kendi aralarında güvenli, hızlı bağlantı kurmalarını sağlayan desantralize bir  altyapı sunuyor. Kriptografi hem güvenlik hem de bilgi bütünlüğünü güvenceye alırken, mahremiyeti de koruma şansı sağlıyor.

ELEKTRİK ŞEBEKELERİ KOMPLEKS OLUYOR

Blockchain’in enerji sektörüne yönelik potansiyel etkisini anlamak için öncelikle elektriğin nasıl üretildiğini düşünün. Genellikle birçok ülke geniş, merkezi enerji santrallerine güvenir. Ki bu santraller de ürettiği elektriği  tek gidişli bir yol olarak inşa edilen aktarım merkezleri ve şebekeler üzerinden ülkenin en uzak noktalarına  taşır ve üreticiden evlere kadar elektriği götürür. Dahası bu pazarlar kompleks bir yapıdadır ve şebeke operatörlerini, enerji şirketlerini, ülke çapında faaliyet gösteren enerji üreticilerini, dağıtıcılarını kapsayan çok taraflı bir iletişim-etkileşim yapısı şeklindedir.

Bugün elektrik şebekeleri giderek daha kompleks hale geliyor, çatıdaki güneş panellerinin, internet bağlantılı elektrikli cihazların artan sayısıyla birlikte giderek daha kompleks bir sistem sunuyor. Uzmanlar işte bu noktada blockchain uygulamasının dağıtıcı firmaların tüm bağlı elektrikli cihazları akıllı sözleşmelerle yöneterek, esnek ve gerçek zamanlı fiyatlama şansı vererek şebeke operasyonlarını optimize etmelerine fırsat tanıyabileceğini belirtiyor.

Böylece blockchain sayesinde tüketiciler örneğin çatılardaki güneş panellerinden ürettikleri fazla elektriği paraya dönüştürme yönüyle aynı zamanda üretici (prosumer) haline de gelebilecekler. Akıllı sözleşmelerle kayıtlarını güvenli bir şekilde tutabilecek, ödemelerini otomatik olarak alabilecek ve gönderebilecekler.

ENERJİDE STARTUP PATLAMASI VAR

Sadece 2017’nin başından bu yana 50’den fazla start up pazara giriş yaptı ve bu şirketlerin çoğu da enerji sektöründe faaliyet gösteriyor. Yarattıkları fon büyüklüğü de 320 milyon doların üzerinde. Bugün dünya çapında da 70’den fazla proje muhtemel yatırımcısını bekliyor. Bunlardan biri de LO3’Brooklyn Mikrogrid. Bu projede müşteriler evlerini değişik yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladığı enerjiyle aydınlatabildikleri gibi, çatıdaki kendi panellerinden ürettikleri elektriğin fazlasını da komuşularına satabiliyorlar. Bir başka örnekte ise, Alman enerji devi RWE kullanıcılarını yetkilendirmek için blockchain  platform üzerinde çalışan Ethereum’u kullanıyor ve bu sayede elektrikli araç şarj istasyonlarında alınan elektriği de faturalamayı başarıyor.

BLOCKCHAIN İÇİN YASAL ÇERÇEVE KOLAY DEĞİL

Konunun uzmanları, blockchain’in enerji sektöründe önemli bir rol oynayacak kadar henüz yeterince olgunlaşmadığını ve bu alanda daha gidilecek çok yol olduğunu savunuyor. Birincisi enerji sektörü oldukça regüle bir sektor ve çok yaygın blockchain uygulamasının benimsenmesi açık, net ve istikrarlı bir regülasyon altyapısını gerekli klıyor. Singapur, İngiltere ve bazı ABD eyaletleri gibi birkaç noktada blockchain için yeni bir yasal çerçeve çalışmaları olsa da yasal mevzuatın çok iyi tarif edilmesi gereğine işaret ediliyor.

Bir diğer önemli engel de blockchain sisteminde kullanılan mutabakat mekanizması. Blockcain merkezi bir karar oluşturma mekanizmasına sahip olmadığı için hızlı, güvenilir ve değer üreten kollektif bir karar almak ve mutabakatlar için yeni yol ve yöntemler bulmak zorunda. Mevcut sistemdeki mutabakat mekanizmaları gelişmeye muhtaç ve henüz yüzde 100 güvenli ve emniyetli olduğu  konusunda  bir kanıtlanma sağlanmış değil.

Buna karşın yeni mutabakat protokolleri geliştiriliyor ve sürekli de test ediliyor. Teknoloji geliştikçe ve olgunlaştıkça, blockchain üzerindeki  platformların da enerji sektörünün tüm tarafları arasındaki kompleks ve merkezi olmayan işlemleri ele almaları da çekici hale  gelecek. Dahası, akıllı kontratlar sayesinde arz ve talep cephesini artan verimlilik temelinde uzlaştırmak da mümkün hale gelecek. Block chain bu şekilde yenilenebilir enerjiye dayanan, merkezi şebekeden bağımsız, yaygın, digital ve demokratik bir enerji sistemi oluşturulmasını da destekleyecek. Uzmanlara göre gelecek yıllar içinde teknolojinin ve bu teknoloji üzerindeki uygulamaların olgunlaşması ve gelişmesi küresel ölçekte enerji dönüşümünün en heyecan verici bölümlerinden biri olacak.

BİR CEVAP BIRAK