Poşeti paralı yapmak neye yarar?

Poşeti paralı yapmak neye yarar?

PAYLAŞ
0

Yıl 1993, ülke İsviçre, şehir Basel. Çevrecilik ve çöp ayırma yöntemiyle ilk tanıştığım dönem. Çünkü İsviçre’de yaşıyordum. İnanılmaz meşakkatli bir iş ve ben söylenerek her gün yeni tanışmış olduğum çöp ayırma işlemini sabırla yapmaya çalışıyorum. Size fikir vermesi açısından kuralları kısaca anlatmak istiyorum;

  • Bitmiş piller hiçbir şekilde çöpe atılamaz sadece Migros, Coop gibi marketlerde ayrılmış özel bölümlerdeki atık kutularının içine atılabilir.
  • Çöp atmanın da bir “usülü” vardır. Öyle herşey çöpe atılamaz.
  • Evde kullanılmış muhtelif renkteki şişeler (soda, su, bira, şarap, vs.) mutfağın bir köşesinde toplanır, genelde pazar günleri şişeler toplanır ve şişelerin renklerine göre atılacağı atık yerlerine (yeşil, renksiz, koyu renk vs.) şeklinde ayrılarak ayrı ayrı deliklerden atılır.
  • Gazete, dergi, karton, kağıt çöpe atılmaz. Yine evin bir köşesinde bir ay boyunca biriken kağıtlar toplanır. Apartmanın giriş kapısında her ay kağıt toplanma gününden 1 gece önce özenle hepsi bir paket haline getirilir, dağılmasınlar diye iple bağlanır ve ertesi sabah toplanması için bir gece önceden apartman girişine bırakılır.

    PLASTİK TORBA SATILAMAZ

  • Plastik hiçbir şekilde kullanılmaz, kullanılırsa belli yerler vardır, oraya atılır.
  • Konserve ve metal kutular da çöpe atılmaz. Yine mutfağın belirlenmiş bir köşesinde toplanır, muhtemelen hafta sonunda konserve atıklarının atıldığı özel aparatların olduğu yere götürülür, aparatın içine atılır ve elle çevrilen manivela ile ezilir.
  • Çöp atmak için özel çöp torbaları vardır. Yine Migros, Coop gibi marketlerden para verilerek ve sadece çöp atılmak amaçlı kullanılmak üzere alınır.
  • Markette alışveriş yaptıktan sonra aldıklarınızı koymak için yanınızda herhangi bir torba getirmedinizse para ile ancak kese kağıdı, bez torba veya yüzde 100 geri dönüşümlü olan bir materyal satın alabilirsiniz. Plastik normal torbaya para verilmez çünkü bu çevrecilik değildir!
  • En önemlisi yukarıda belirttiğim tüm uygulamalar sadece yetişkinler tarafından değil çocuklar tarafından da bilinen ve uygulanan kurallardır. Ayrıca okullarda çocuklara çevrecilik ve insan sağlığını koruma konusunda erken yaşlardan itibaren eğitim verilerek farkındalık yaratılır.

    LÜKS OTOMOBİL YERİNE BİSİKLET

Bunların dışında çevrecilik ile ilgili başka ilkeler ve kurallar da vardır. Bazıları insanların kendi kendilerine uyguladıkları herhangi bir yasal düzenleme gerektirmeyen bazıları ise yazılı olan kurallar. Gelin şöyle birkaç örnek de onlardan vereyim:

  • Lüks otomobil sahibi kişiler bile haftanın belirli günlerinde işlerine bisiklet ile giderler. Böylece hem bir nebze havayı daha az kirletmiş hem de spor yapmış olurlar. Bu arada bu lüks araba kullanan kişiler milyon dolarlık şirketlerin CEO’ları da olabilir.
  • Yeni yapılacak bir proje alanı içinde ağaçlar bulunuyorsa proje ağaçların konumuna göre tadil ediliyor. Yada en kötü ihtimalle ağaçlar dikkatli bir şekilde köklerine zarar verilmeden sökülerek başka bir yere dikiliyor ama kesinlikle kesilmiyor.
  • İsviçre’de birçok kişi özellikle aynı şirkette çalışıyorsa bir şekilde organize olup araba havuzu yaratıyorlar. Hergün başka bir kişinin arabası ile işe gidilip geliniyor. Hem hava kirliliği, hem trafik sorununa etkin bir çözüm bulunmuş oluyor.  Cebine düşkün İsviçreliler daha az yakıt  parası vererek tasarruf da etmiş oluyorlar.

Bunun gibi sayfalar dolusu yazabileceğim örnek var. Ancak bu iş organizasyon ve entegre bir sistem gerektiriyor.

Tek başına poşeti paralı yapmak iyi niyetli bir uygulama olsa bile kesinlikle yeterli değil. Eğer amaç çevre kirliliğini önlemek ve insan sağlığını korumak ise paralı veya parasız plastik her şekilde hayatımızdan çıkarılmalıdır ve diğer unsurlar ile desteklenmelidir ki amacımıza ulaşabilelim.

PAYLAŞ
Önceki haberİsveç enerji verimliliğinde yol haritasını Türkiye ile paylaşacak
Sonraki haber“Sanayideki tüketimde yüzde 20 düşüş mümkün”
Ferhan Alesi
İzmir doğumlu olan Ferhan Alesi, 16 yaşında gittiği Kuveyt’te Amerikan okulundan mezun oldu. Daha sonra Avusturya ve İsviçre’de Otel Yöneticiliği ve Turizm üzerine üniversite eğitimini tamamladı. Amerika’da kültürlerarası i̇letişim eğitimini dünyaca ünlü Portland, Oregon’da aldı. 1987 yılından bu yana Kuveyt, Avusturya, Kore, İtalya, İsviçre, Fransa, Almanya, İngiltere, Türkiye ve ABD olmak üzere birçok ülkede yaşadı, öğrenim gördü ve yöneticilik yaptı. Simdiye kadar 58 farklı ülkeden kişiye eğitim ve danışmanlık hizmeti verdi. Ferhan Alesi Türkiye’nin ilk kültürlerarası iletişim danışmanı, eğitmeni ve koçu olarak çalışıyor. 20 yıl yurtdışında 10 farklı ülkede yaşayan Alesi, Türk kültürel iletişim uzmanı, Avrupa Kültürlerarası Eğitim ve Araştırma Derneği’nin ilk ve tek Türk yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Avrupa Birliği projesi olarak Türkiye’de ilk defa çok uluslu firmalarda İK Direktörlerine yönelik çesitlilik hakkında projeyi organize edip gerçekleştirdi. Sabancı ve Koç üniversitelerinde farklı zamanlarda seminer ve dersler veriyor. Ferhan Alesi, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Fransızca biliyor.

BİR CEVAP BIRAK