Avrupa, Afrika’nın güneşine ortak

Avrupa, Afrika’nın güneşine ortak

PAYLAŞ
0

Avrupa’nın çok uzun yıllar hayaliydi, güneş zengini Kuzey Afrika’nın, yenilenebilir kaynak olarak güneş enerjisini kullanmak. Böylece bir taşla birkaç kuş birden vurmuş olacaktı. Temiz enerji tüketip çevre kirliliğinden kurtulacaktı. Pahalıya mal olan enerji, çok ucuzlayacaktı. Kuzey Afrika ülkelerindeki insanlara iş bulunmuş olacaktı. O insanlar, iş sahibi olup hayat standartları yükseldiğinde Avrupa’ya göçmen olarak gitmeye çalışmayacaklardı.

İtalya ve Tunus, ilk adımı attı ve hükümetler arası bir anlaşma yaparak 600 megawat’lık bir enerji ağının ortaklaşa inşaatı için güç birliğine vardı. Elektrik ağı tamamlandığında, Tunus’un El Haouaria limanından Sicilya’nın Partanna sahil kasabasına kadar denizaltından geçecek bir enerji hattı oluşturulacak. Böylece Tunus’un güneşten elde ettiği enerji, ilk kez olarak Avrupa Birliği ülkelerine iletilecek. İtalyan enerji nakil şirketi Terna ve Tunus’un gaz ve elektrik grubu STEG, Elmed olarak bilinen proje üzerinde 2003 yılından beri birlikte çalışıyor.

GELECEĞİN BÜYÜK PROJELERİ

Alman haber ajansı Deutsche Welle’ye göre projenin tahmini maliyeti 600 milyon euro (668 milyon ABD doları). Bu paranın yarısı Avrupa Birliği’nin finans kaynaklarından karşılanacak. Geri kalanını İtalyan ve Tunus şirketleri paylaşacak. Bu düzenlemeyi Dünya Bankası yapıyor. Bankanın tahminlerine göre ise finansman işlemleri 2022’de bitirilecek ve inşaat bir yıl sonra başlayacak. Afrika’nın, daha doğrusu Büyük Sahra’nın elektriğe çevrilecek güneş ışığı gücü, 2027’den itibaren Avrupa’nın kullanımına sunulacak.

Proje o kadar çekici ki, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası’nın yanı sıra Avrupa’nın pek çok bankası da kredi açmak için birbiriyle yarışıyor. Kısaca EBRD olarak bilinen “Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development), Akdeniz-Kuzey Afrika bölgesindeki enerji yatırımları için 2015’ten beri 408 milyon euro kaynak ayırdı. Avrupa Yatırım Bankası EIB (European Investment Bank) de, aynı dönemde 385 milyon euro’luk bir meblağı, kullanıma hazır hale getirdi.

Akdeniz-Kuzey Afrika bölgesi MENA (Mediterranean-North Africa), pek çok projenin hayata geçirilmesini bekliyor. 2017’de filizlenen “TuNur” projesi de, 4.5 gigawat’lık yenilenebilir enerjinin Malta, İtalya ve Fransa üzerinden Avrupa’ya ulaştırılmasını öngörüyor.

İKİ TARAF DA KAZANACAK

Ama Elmed projesi, diğerlerinin arasında en önemli olanı. Bu proje, Akdeniz bölgesinde elektrik ağlarının entegrasyonunu sağlayacak ve Kuzey Afrika ile Avrupa’yı gerçek bir yenilenebilir enerji ağıyla saracak. Fas, İspanya, Fransa, İtalya, Tunus ve Cezayir’i birbirine bağlayacak. Mega şebeke, Tunus’un enerji ihtiyacının yüzde 16’sını karşılayacak. Böylece Tunus’un İtalya’dan ithal ettiği elektrik miktarında bir azalma olacak. Oxford Enstitüsü Enerji Etütleri departmanının raporuna göre, Elmed projesini önemin, tek taraflı olmayışı. Bundan önceki projeler, sadece Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya enerji nakli üzerine kuruluydu. Elmed projesinde Kuzey Afrika ülkeleri de bu ortak yatırımdan faydalanmış oluyor.

Avrupa ülkeleri, ilk kez olarak yatırımdan Kuzey Afrika ülkelerinin de yararlanmasının, kendi lehine olduğunu fark etti. Kara kıtanın kuzey topraklarında yaşayan insanların iş sahibi olmaları halinde Avrupa’ya göçmen olarak gitmeyeceğini anladı. Ayrıca Avrupa, 600 milyon euro’luk yatırımla, temiz enerjiye sahip olacak. Oysa Avrupa ile Rusya arasında yapılması planlanan doğal gaz boru hattı, 8 milyar euro’ya çıkacaktı.

GÜNEŞ ENERJİSİ DEPOSU: BÜYÜK SAHRA

Afrika’nın, dolayısıyla da dünyanın en büyük “sıcak” çölü Büyük Sahra, Avrupa’nın 1960’lardan beri göz diktiği bir enerji alanıydı. O yıllarda güneş ışıklarından elektrik elde etmek, yeni yeni ortaya çıkan bir teknoloji olmakla birlikte, ucuz enerji olarak Avrupalıları cezbediyordu. 1960’larda çevreyi korumak, insanlığın düşündüğü bir konu değildi. Güneşten elektrik elde etmenin tek cazibesi, düşük maliyetiydi. Hala güneş enerjisini tam olarak dizginleyemiyoruz. Eğer dünyaya düşen güneş ışığının her metrekaresini değerlendirebilseydik, değil Avrupa’nın, bütün dünyanın “temiz, bol ve ucuz” enerjisi olurdu. Günümüzün güneş enerjisi deposu Büyük Sahra ile ilgili gerçekler, inanılmaz:

* Dokuz milyon 400 bin kilometrekare yüzölçümü olan Büyük Sahra, düşündüğünüz gibi dünyanın en geniş çölü değildir. Birinci sırayı Antarktika, ikinci sırayı Arktik bölgesi alır. Bunlar, “soğuk” çöllerdir. Çöl anlamına gelen “desert” kelimesi, Latince’de “terk edilmiş alan” demektir.

* Büyük Sahra; Cezayir, Çad, Mısır, Libya, Mali, Moritanya, Nijer, Eritre, Batı Sahra, Sudan ve Tunus’un önemli bir bölümünü kaplar. Afrika’nın yüzde 31’ine karşılık gelir. O kadar büyüktür ki, ABD’yi veya Çin’i olduğu gibi içine alabilir. Sahra kelimesi de Arapça’da “çöl” anlamındadır.

BÜYÜK SAHRA 15 BİN YIL SONRA YEŞİLLENECEK

* Sahra’da, gündüz sıcaklığı 50 dereceye ulaşır. Gece ise sıcaklık, sıfırın altına düşer. Bazı bölgeleri, yılda 20-1000 mm arası yağmur alır. Hatta, tepeler (her yıl değilse de) kış aylarında karla kaplanır. Bu tepelerin birkaçının volkanik olduğu bilinmektedir. Kuzeydoğu rüzgarları ise ünlüdür. Bu rüzgarlarla savrulan kumlar, Anadolu’ya kadar gelir ve bu toprakları bereketli yapar (Yaşlılar, Türkiye’de de hissedilen kumlu rüzgarların, mayıs-haziran arasında 41 gün sürdüğünü söylerler).

* Nil ve Nijer nehirleri, Sahra’nın alt tabakalarından doğar. Çölde, 20’den fazla da göl vardır. Sadece birinin suyu içilebilir niteliktedir. Göller, mevsimlere göre genişler veya daralır. Zaten oldukça sığdırlar.

* Sahra, bin 200 kadar bitki türüne ev sahipliği yapar. Bunlar elbette ki, sıcağa dayanıklı, az su ile hayatta kalan bitkilerdir. Bir bitki türü vardır ki – adına “diriliş bitkisi” denir- 100 yıl su olmadan yaşayabilir.

*İki milyon kişi, Sahra’nın acımasız ortamında yaşamlarını sürdürmektedir. Bunlar, kabileler halinde su kaynaklarına yakın yerlerde yaşar ya da duruma göre yaşanabilir vahalar arasında göç eder. Çöl, sekiz bin yıl önce, bereketli topraklarıyla, büyük su rezervleriyle, ormanlık alanlarıyla rahat yaşanan bir alandı. İklimdeki dramatik değişiklik, bu toprakları bugünkü haline getirdi. Bilim insanları, Büyük Sahra’nın 15 bin yıl sonra tekrar yeşilleneceği ileri sürmektedir.
PARA/ ALEV RİGEL

BİR CEVAP BIRAK