Türkiye yenilenebilir enerjinin Suudi Arabistan’ı olabilir

Türkiye yenilenebilir enerjinin Suudi Arabistan’ı olabilir

PAYLAŞ
0

Dünyanın önde gelen yatırım fonları ve yatırım bankaları dümeni fosil kaynaklardan yenilenebilir enerjiye kırdı. Bu alanda birçok önemli şirketin adım attığını hatırlatan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, “Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki attığı adımlara ve sahip olduğu potansiyele bakarsak bu kaynağın buraya gelmemesi için bir neden yok.

Son 5 yılda yenilenebilir enerjideki kapasite artışında Türkiye, Almanya ve İngiltere’nin ardından Avrupa’da üçüncü konumda. Bu alanda çok başarılı sayılan İspanya ve Fransa gibi ülkeleri geride bırakmak çok önemli. Üstelik tüm bu ülkelerin güneş ve rüzgardaki potansiyeli Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde” dedi.

Enerji piyasasındaki son gelişmeleri konuşmak için bir araya geldiğimiz Birol, Türkiye’nin kısa sürede doğru hamleleri yaptığı takdirde yenilenebilir enerjinin Suudi Arabistan’ı olmaması için önünde hiç bir engelin bulunmadığını söyledi. Türkiye’nin uzun süredir yaptığı yatırımlarla belirli bir know-how’a ulaştığını anlatan Birol, “Türkiye bundan sonra daha hızlı refleks gösterip ilk olarak toplam elektrik üretimindeki yenilenebilir kaynaklarının payını artırmalı.

Bunu yaparken aynı zamanda altyapı ve yan sanayi gelişiyor. Komşu ülkelere baktığımızda hem Balkanlar’da hem Ortadoğu ve Afrika’da mükemmel bir potansiyel var ancak onlar bu yatırımı yapacak know-how’a sahip değiller. Bu pazarı bilmiyorlar. Irak ve bazı Afrika ülkeleri güneşte yatırım yapmak için harekete geçti bile. Onlarla bu konuda çalışıyoruz. Yakın zamanda bu ülkeler yeşil enerji konusunda dev yatırımlar yapacak. Petrol zengini olan ülkelere yeşil enerjiyi Türkiye’ye götürsün. Bunu yapacak gerekli yeterliliğe sahibiz” şeklinde konuştu.

İKİNCİ DEVRİM DENİZDEN GELİYOR

Bundan 10 yıl kadar önce tüm dünyaya ABD’de kaya gazı ve kaya petrolü devriminin yaşanacağını açıkladıklarını söyleyen Fatih Birol, “O zaman yaptığımız açıklamalar tarihe geçmişti. İlk defa biz açıklamıştık. Şu an geldiğimiz noktada ABD bu alanda büyük bir liderlik pozisyonuna gelmiş durumda. Aradan zaman geçti. Şimdi ikinci bir devrimi açıklamak için hazırlanıyoruz. Hem hükumetler düzeyinde hem de dünyanın dev şirketleri ile birlikte yapılan çalışmalar sonucunda deniz üstü (offshore) rüzgar santrallarında büyük bir maliyet düşüşü yaşanıyor.

Bu alanda yeni teknolojiler devreye giriyor. Offshore wind teknolojisi ile üretilen elektrik kısa süre içerisinde diğer enerji kaynakları ile rekabet edecek düzeye inecek. Bu devrim gümbür gümbür geliyor. Bu konuda dünyanın nasıl bir yol izleyeceğini ekim ayında Danimarka’da açıklayacağız. Bu rapor yayınlandıktan sonra dünyada yeni bir kapı açılacak. Dünyanın teknoloji gündeminde de bir zıplama olacak” ifadelerini kullandı.

Sahip olduğu rüzgarın kalitesi nedeniyle Türkiye’nin bu alanda ciddi bir avantajı bulunduğunu aktaran Birol, “Bu yatırımı yapmak için rüzgarın ne çok şiddetli ne de zayıf olması gerekiyor. Türkiye’deki rüzgarın şiddeti ve frekansı bu yatırım için çok iyi. 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin bu zenginliği elektriğe çevirmesi gerekiyor. Şu anda bu teknoloji dünyada çok az sayıda ülke tarafından kullanılıyor. Türkiye bu konuda ilk adım ülkelerden biri olursa rekabet gücü çok yüksek olur” diye konuştu.

HİDROJEN TEKNOLOJİSİ OYUNU DEĞİŞTİRECEK

Şu anda dünyanın üzerinde en fazla kafa yorduğu konunun üretilen elektriğin depolanması olduğunu belirten Fatih Birol, şunları söyledi: “Tüm ülkeler üretilen elektriği nasıl depolayabileceğini düşünürken hidrojen teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşandı. Şimdi herkesin gözü burada. Deniz üstü rüzgar santrallarında üretilen elektriğin hidrojen teknolojisi ile depolanacağı yeni bir teknoloji bizi bekliyor. Bu çok stratejik.

Offshore ile hidrojen teknolojisi birleşiyor. Depolama sorunu yakın dönemde kalmayacak gibi. Geçtiğimiz günlerde G20’de Japonya Başbakanı Şinzo Abe, benden hidrojen teknoloji hakkında dünyaya bir yol haritası çizmemi istedi. Bunu daha sonra tüm G20 ülkeleri ile paylaştılar. Enerji sektöründe başka bir devrimde hidrojen teknolojisi ile depolama olacak.”

LNG TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Doğalgazın son zamanlarda çok hızlı büyüyen bir yakıt olduğunu ifade eden Fatih Birol, “2018’de doğalgaz altın yılını yaşadı. Enerjideki toplam büyümenin yarısı sadece doğalgazdan geldi. Bir yıl önce 10 dolar olan doğalgazın fiyatı 3.5 dolara kadar geriledi. Bunun en büyük nedeni ABD, Avustralya ve Katar’ın piyasaya sürdüğü fazla miktarda doğalgaz. Artık boru hatları doğalgaz ticaretindeki ağırlığını LNG’ye kaptırdı. Türkiye gibi alıcı ülkeler için bu büyük bir avantaj. Pazarlık masasında elini güçlendiriyor” dedi.

38 ÜLKEYE YOL ÇİZİYOR

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, 38 ülkenin enerji politikalarına resmi olarak yön veriyor.
Emre Eser/Hürriyet

BİR CEVAP BIRAK