Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesi 2024’de 63 GW’ye çıkacak

Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesi 2024’de 63 GW’ye çıkacak

PAYLAŞ
0

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) “Yenilenebilir Enerji 2019” raporuna göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2019-2024 döneminde yüzde 50 artarak 3 bin 721 (GW) GWa yükseleceği hesaplanıyor. Bu dönemde, dünya yenilenebilir enerji kurulu gücüne bin 200 GW kapasite eklenecek.

Çin, 2024’te dünyadaki kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinde bin 219 GW ile ilk sırada gelirken, bu ülkeyi 411 GW temiz enerji kapasitesiyle ABD izleyecek. ABD’yi 235 GW kapasitesiyle Hindistan, 166 GW ile Almanya, 156 GWla Brezilya, 153 GWla Japonya takip edecek. Kanada 107, İspanya 81, Fransa 80 ve İtalya 68 GW yenilenebilir enerji kurulu gücü en yüksek olan ilk 10 ülke arasında yer alacak.

AVRUPA’DA 5’İNCİ, DÜNYADA 11’İNİ SIRADA

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücünü giderek artıran Türkiye’nin ise 2024’te 63 GW temiz enerji kapasitesine ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’nin 42 GW seviyesindeki mevcut yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2024’te yüzde 50 artmış olacak.

Söz konusu artışla Türkiye, Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya ile Avrupa’da en fazla yenilenebilir enerji kurulu gücü bulunan ilk 5 ülke arasına girecek. Türkiye, bu değerle dünya sıralamasında ise 11’inci sıraya yükselecek.

Türkiye’nin 2018 sonu itibarıyla 5,1 GW seviyesinde bulunan güneş enerjisi kurulu gücü, 2024’te iki kat artışla 15,1 GW’ye yükselecek. Güneş enerjisindeki ilave 10 GW kapasite artışının 3,7 GW’si dağıtık enerji sistemlerinden sağlanacak. Rüzgar enerjisi kapasitesi de geçen yıla göre yüzde 84 artarak 2024’te 12,9 GWa ulaşacak. Bu dönemde, rüzgar enerjisinde 5,9 GW ilave kapasite devreye girecek.

Aynı dönemde hidroelektrik kapasitesi 2018’e göre yüzde 11 büyümeyle 31 GW’ye çıkacak. Türkiye’nin biyokütledeki kurulu gücü 900 MW artışla 1,5 GW’ye, jeotermal enerjideki kurulu gücü ise 800 MW artışla 2,1 GW’ye yükselecek. Böylece, Türkiye’de 2019-2024’te yaklaşık 21 GW temiz enerji kapasitesi devreye alınacak.

YÜZDE 75’İ GÜNEŞ VE RÜZGARDAN SAĞLANACAK

IEA Kıdemli Analisti Heymi Bahar, rapordaki Türkiye verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de daha önce hidroelektrik ağırlıklı yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alındığını fakat 2019-2024 döneminde devreye giren yenilenebilir kapasitesinin yaklaşık yüzde 75’inin güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanacağını aktardı.

Bahar, bu kapsamda Türkiye’de önemli bir teknoloji değişimi yaşanacağının altını çizerek, şunları kaydetti: “Bu dönemde özellikle dağıtık güneş enerjisi kapasitesindeki artış dikkati çekiyor. Beklentimiz, market, fabrika, okul veya organize sanayi bölgeleri (OSB) gibi daha büyük çaplı alanlarda dağıtık güneş enerjisi kurulumlarının devreye alınması. Bu kurulumlar evlerin çatılarında da olacaktır ama asıl büyümenin OSB veya fabrika gibi büyük kapasitelerden sağlanacağını öngörüyoruz.

Bu Türkiye için yeni bir sektör olacak. Son çıkan aylık mahsuplaşma yönetmeliğiyle, bu kurulumları düşünüyoruz. Sektörün beklentisi yıllık mahsuplaşma fakat dünyadaki mahsuplaşma trendinin saatlik hatta 15 dakikalık olduğunu düşünürsek, aylık mahsuplaşma iyi bir başlangıç. Ayrıca, yatırım maliyetlerinin de düşmesini bekliyoruz. Bu düşüşle dağıtık sistemler daha cazip hale gelecektir. Finansman, Türkiye için bir belirsizlik oluştursa da ekonomik göstergelerin giderek iyileşmesiyle, daha fazla finansman bu yatırımlara kanalize edilebilir.”

İHALE FİYATLARI DÜNYAYI TAKİP EDİYOR

Türkiye’deki temiz enerji kapasitesi artışında Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinin küçük ölçekli kapasitelerle yapılacak olmasının da büyümede önemli rol oynayacağını aktaran Bahar, ihalelerde çıkan fiyatların dünyadaki trendi takip ettiğini ifade etti.

Bahar, öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımlarında ihale fiyatlarının yanı sıra alım garantilerinin de kapasite artışını etkilediğine dikkati çekerek, “Türkiye de dünyada olduğu gibi önce alım garantisiyle başladı, sonra ihale bazlı modele geçiş yaptı. Yenilenebilir enerji teknolojileri ön yatırımları çok yüksek olduğu için uzun dönemli bir garantiye ihtiyaç duyuyor. Bu miktarlar ister düşük ister yüksek fiyatta olsun, dönemleri 5 yıl veya 15 yıl olsun farketmiyor ama bankadan finansman sağlanması için gerekli. Bu sadece Türkiye için değil tüm dünyada geçerli bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.

“OFFSHORE RÜZGARDA ÖNEMLİ POTANSİYEL VAR”

Bahar, Türkiye’nin yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişimine ilişkin ise dünyadaki güneş panellerinin yaklaşık yüzde 80’inin Çin veya Çinli şirketler tarafından Asya ülkelerinde üretildiğini aktardı.

Bahar, Hindistan gibi pek çok ülkenin Çin’le rekabette zorlandığına işaret ederek, Türkiye’de yerli panel üretiminde büyük bir iyileşme öngörmediğini ifade etti. Türkiye’nin rüzgar teknolojileri üretiminde ise uzun süredir iyi durumda olduğunu olduğunu kaydeden Bahar, ülkenin bu alanda potansiyelini değerlendirebileceğini anlattı.

Öte yandan, Türkiye’de 2024’e kadar deniz üstü (offshore) rüzgar kurulumu öngörmediklerini belirten Bahar, “Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve kıyı derinliğinin fazla olmamasını dikkate aldığımızda, önemli bir offshore potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Avrupa’da offshore kapasitesinde artış bekleniyor. Türkiye de bu alandaki potansiyelini değerlendirmeli” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK