Birol: “Covid-19’a rağmen temiz enerji için iyimserim”

Birol: “Covid-19’a rağmen temiz enerji için iyimserim”

PAYLAŞ
0

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol küresel çapta Covid-19 pandemisi koşullarında temiz enerji için olumlu gelişmelerin yaşandığını ve temiz enerji konusunda iyimser olduğunu söyledi. Dr. Birol Linkedin hesabında “Covid-19 Krizine Rağmen Dünyanın Temiz Enerji Geleceği Konusunda Neden Artan Bir İyimserliğe Sahibim?” başlıklı bir makale kaleme aldı.

Fatih Birol 8 Eylül tarihli yazısında şu görüşlere yer verdi: “Seyahat, ticaret ve diğer ekonomik faaliyetlerdeki düşüşün neden olduğu küresel emisyonlardaki düşüşten bahsetmiyorum. Ekonomiler yeniden büyümeye başlasa bile önümüzdeki yıllarda emisyonlarda sürdürülebilir düşüşlerin sağlanmasına yardımcı olabilecek teknoloji, politika ve iş stratejilerindeki ilerlemelerden bahsediyorum.

Son zamanlarda birbiriyle bağlantılı 5 eğilim, iklim değişikliğinin en kötü tahribatını önleme ve dünya çapında insanların daha sağlıklı ve daha müreffeh bir yaşam sürme konusunda ihtiyaç duydukları enerji ve ekonomik fırsatlara erişimini sağlamak için büyük bir potansiyele sahip bulunuyor” dedi.

GÜNEŞ ENERJİSİ YENİLENEBİLİR SEKTÖRÜNÜ ZİRVEYE TAŞIYOR

Fatih Birol, güneş enerjisinin yenilenebilir enerji sektörünü yeni zirvelere taşıdığını belirterek, şu noktalara dikkat çekti: “Güneş enerjisinin maliyeti yıllardır önemli ölçüde düşüyor ve şu anda birçok ekonomide en ucuz seçenek haline geldi. Çin, Avrupa, Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) son yıllarda güneş enerjisinin yükselişine öncülük ediyor.

Güneş enerjisi projeleri, Vietnam’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ve Mısır’dan Brezilya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinde hızla yayılıyor. Bu arada, off shore rüzgar sektörü de  oyunun kurallarını değiştiren teknolojik sıçramalara ve maliyet düşüşlerine imza atıyor ve bu da ona dünyanın birçok yerinde temel bir temiz enerji kaynağı olma potansiyeli veriyor.”

FAİZLER UZUN SÜRE DÜŞÜK KALACAK, TEMİZ ENERJİ İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Bugün yaşanan krizin, faiz oranlarının daha uzun süre düşük kalacağı anlamına geldiğini vurgulayan Birol, “Birçok temiz enerji projesinin önündeki temel engel, kaynak bedava olmasına rağmen başlangıç yatırımı maliyeti. Merkez bankalarının pandeminin neden olduğu ekonomik durgunluğa çare olarak para politikasını büyük ölçüde gevşetmesi, bazı bölgelerde rüzgar, güneş ve elektrikli araçların çok düşük faiz oranlarından uzun süre faydalanacağı anlamına geliyor. Tüm ülkelerin ucuz sermayeye erişmesinin yollarını bulmak kritik önemde olacaktır” dedi.

DAHA FAZLA HÜKÜMET TEMİZ ENERJİYE AĞIRLIK VERİYOR

Dünya çapında artan sayıda hükümetin temiz enerjiye ağırlık verdiğine dikkat çeken IEA Başkanı Birol şu değerlendirmeyi yaptı: “Avrupa Birliği (AB), üye ülkeler toplamında net emisyonlarını 2050’ye kadar sıfıra indirme planıyla manşetlere çıktı. Ancak dünyadaki pek çok hükümet de vatandaşların endişelerine bu alandaki kararlılığını artırarak karşılık veriyor.

Temmuz ayındaki IEA Temiz Enerji Geçiş Zirvesi’nde – dünyanın en büyük enerji ve iklim toplantısı – küresel enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının yüzde 80’ini temsil eden gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerden 40 Bakan, temiz enerji teknolojilerini ekonomik iyileşme çabalarının önemli bir parçası haline getirme planlarının altını çizdi.

Yükselen ve gelişmekte olan ekonomiler, sadece iklim değişikliğinin tehlikelerini değil, aynı zamanda ciddi hava kirliliği sorununu da ele almaya çalıştıkları için artık temiz enerji yatırımlarının en önemli ve en büyük bölümünü temsil etmektedirler.”

TEMİZ ENERJİDE ŞİRKETLER YÜKSELİŞTE

Şirketler dünyasındaki karbonsuzlaştırma ve emisyonları azaltma çabalarının hız kazandığına dikkat çeken Fatih Birol,  “Özel sektörün önemli bölümü emisyonları azaltma arayışında çok daha proaktif hale geldi. Birkaç büyük petrol şirketi, kendilerini daha düşük karbonlu enerji işlerine dönüştürme planlarını açıkladı.

Yapacak çok fazla işleri var, ancak derin cepleri, proje yönetim becerileri ve mühendislik uzmanlıklarıyla off-shore rüzgar santralleri, hidrojen ve karbon yakalama-tutma  alanlarındaki projelerle daha ileri adımlar atabilirler. Dünyanın dev teknoloji şirketlerinden bazıları da yenilenebilir enerjilere ve enerji depolama ve yakıt hücreleri gibi alanlara yatırım yaparak bu alandaki oyun planlarını geliştiriyor” dedi.

İNOVASYONLAR HIZ KAZANIYOR

Bu süreçte inovasyonların da hız kazandığını belirten Birol şunları söyledi: “Çoğu büyük ekonomi, 2018 ve 2019’da temiz enerji araştırma ve geliştirme için kamu bütçelerini ekonomik büyüme oranlarından çok daha hızlı genişletti. Girişim sermayesi fonları ve şirketler tarafından temiz enerji girişimlerine yapılan yatırım 2019’da yeni bir zirveye ulaştı.

Covid-19’un neden olduğu ekonomik bozulmaya rağmen, hükümetler ve işletmelerden pil teknolojilerine hız verme ve sonuç olarak da  hidrojenin muazzam potansiyelini açığa çıkarma konusunda ciddi çabalar görüyoruz.

Ayrıca ileri nükleer reaktörler ve elektrikli uçaklar da dahil olmak üzere geniş bir yelpazeye yayılan en yenilikçi teknolojiler, özel risk sermayesi finansmanını kendine çekmeyi başarıyor. Bu tür hamleler, sadece iklim değişikliğiyle mücadele ihtiyacından değil, aynı zamanda geleceğin endüstrilerinin ön saflarında yer alma arzusundan da kaynaklanıyor.”

BÜYÜK MEYDAN OKUMALAR VE ZORLUKLAR DA VAR

Fatih Birol makalesinde tüm bu pozitif trendlere karşın üç önemli alanda varlık gösteren  zorlukların da üstesinden gelinmesi gerektiğini vurguluyor. Temiz enerji yolculuğuna daha çok ülkenin ve şirketin katılmasını sağlamak gerektiğine işaret eden Birol “ Şimdiye kadarki iddialı temiz enerji taahhütleri ve alınan aksiyonlar, ileriye doğru atılan büyük bir adımdır, ancak yeterli olmaktan uzaktır.

Dünyanın her yerinde adil, kapsayıcı temiz enerji geleceğini desteklemek için daha fazla çaba harcanmalıdır. Benzer şekilde, küresel endüstrinin büyük bir kısmı henüz temiz enerji geçişlerini birinci öncelik haline getirmedi. Örneğin, kendi emisyonlarını net sıfıra indirmeyi taahhüt eden petrol şirketleri, küresel petrol üretiminin yüzde 10’undan daha azını üretiyor”dedi.

KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAYALIM

Pandemi koşullarında kimseyi geride bırakmamak gereğini vurgulayan IEA Başkanı Birol “Pandemi  zengin ve yoksul arasındaki uçurumu genişletme riski taşıyor. Başta Afrika’da olmak üzere yüz milyonlarca insan hala temel elektrik kaynağına erişimden yoksundur.

Güneş enerjisi, bu durumu iyileştirmek için muazzam bir fırsat sunuyor. Ancak birçok Afrika ekonomisi şu anda finansal olarak mücadele ediyor ve küresel durgunluğun bir sonucu olarak bazıları büyük çaplı borç krizleriyle karşı karşıya bulunuyor” dedi.

EMİSYON YOĞUN PROJELERLE DE MÜCADE ETMEK

Mevcut altyapıdan kaynaklanan emisyonlarla mücadelenin bu süreçte önemine değinen Fatih Birol şöyle dedi: “Mevcut durumda tüm yoğunlaşma ve dikkat temiz enerji teknolojileri ile yeni enerji santralleri, fabrikalar ve ulaşım ağları inşa etmeye odaklanmıştır. Ancak aynı zamanda, dünyada büyük çaplı ve verimsiz kömür santralleri, çelik dökümhaneleri ve çimento fabrikalarından oluşan geniş filolarından yayılan emisyonlar var. Bu projelerin çoğu yeni gelişen ekonomilerde son dönemlerde inşa edildi. Eğer biz bu emisyonlar konusuna seslenemezsek iklim ve enerji hedeflerimize ulaşma şansımız olmayacak.”

BÜYÜK BİR KOALİSYON KURMALIYIZ

Fatih Birol, yazısının son bölümünde, küresel salgın ortamında temiz enerji konusunda büyük bir koalisyon oluştuğunu belirterek şunları söyledi: “Son zamanlardaki cesaret verici eğilimlerden tam olarak yararlanmak ve bu zorlukların üstesinden gelmek, hükümetlerin, şirketlerin, yatırımcıların ve dünyanın dört bir yanından vatandaşların daha büyük çabalarına bağlı olacaktır.

Mümkün olan en geniş koalisyona ihtiyacımız var ve herhangi bir temiz enerji teknolojisini devre dışı bırakmayı göze alamayız. Bu büyük koalisyonun bir araya geldiğine inanıyorum ve bu durum, ihtiyacımız olan temiz, sürdürülebilir ve güçlü enerji sistemlerine doğru büyük bir sıçrama yapabileceğimize dair umudumu yükseklere taşıyor.

IEA enerjide küresel bir otorite olarak tüm yakıtlarda ve teknolojilerde sahip olduğu uzmanlığıyla dünyanın dört bir yanındaki hükümetlerle ve enerji endüstrisindeki şirketlerle birlikte çalışıyor. Bu artan iyimserlik duygusuyla, herkes için güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek yaratabilecek temiz enerjiye geçişlerini hızlandırma yolunda öncülük edeceğiz.”

BİR CEVAP BIRAK