TÜREB: “Rüzgarda her yıl 1000 MW kurulum sağlamalıyız”

TÜREB: “Rüzgarda her yıl 1000 MW kurulum sağlamalıyız”

PAYLAŞ
2

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), 25 Kasım’da yapılan 9. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde sektörün orta ve uzun vadedeki geleceğini belirgin hale getirebilmek amacıyla dile getirilen önerileri  yeniden gündeme getirdi.

TÜREB’in önerileri arasında uzun vadeli proje stokunun açıklanması ve yeni destek mekanizmasının finanse edilebilir ve yerli sanayiyi destekleyen bir mekanizma olmasına özen gösterilmesi bulunuyor. Ayrıca önlisans aşamasındaki projelerin yatırıma dönüşmesi için iyileştirici düzenlemeler ve hibrit uygulamalarla, yapı ruhsatı mevzuatının basitleştirilmesi gibi çözüm önerilerinin uygulamaya alınması isteniyor.

TÜREB açıklamasında şöyle denildi: “Rüzgar tamamen yerli ve milli bir kaynak. Ülkemiz elektrik üretimindeki payımız bazı günler yüzde 20’lere kadar çıkıyor. Böylece hem enerji arz güvenliğine hem de tüketicilerin daha düşük maliyetle elektrik kullanmasına katkı sağlıyoruz.

“RES’LER SAYESİNDE SPOT PİYASA FİYATLARI DÜŞÜRÜLDÜ”

Yerli sanayi üretimini artırırken karbon salımını azaltan rüzgar enerjisi sektörü, yalnızca 2019 yılında ürettiği 20 milyar kWh’lık elektrik enerjisi sayesinde ülke hazinesinden karşılanacak 900 milyon dolarlık enerji ithalatının önüne geçmiş oldu. Ayrıca rüzgar santrallerinde üretilen elektrik sayesinde spot piyasa fiyatları düşürülerek tüketicinin cebinden daha az para çıkması sağlandı.

Pandemi döneminde dayanıklılığını hem dünyada hem Türkiye’de ispatlayan sektör, büyümesini devam ettirmek ve dayanıklılığını artırmak için her yıl 1.000 MW kurulum ve 1.000 MW kapasite tahsisi yapılmasını elzem görüyor.

“UZUN VADELİ PROJE STOKU OLUŞTURALIM”

Uzun vadeli proje stoku oluşturulması sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyor. En az 5 yıllık bir ihale takviminin ilan edilmesi yerli ve yabancı yatırımcıların yaşadığı belirsizlik sorununu ortadan kaldıracaktır. Buna ek olarak önlisans aşamasında olan toplamı 3 GW’ye yakın kapasite artış projelerinin hayata geçirilmesini sağlayabileceği gibi eksi fiyatlı projelerde giderek zorlaşan finansman sıkıntısını rahatlatacaktır. Örneğin YEKDEM maliyetinden muaf tutularak tüketicilerin uzun dönemli anlaşmayla bu projelerden karbon emisyonsuz elektrik teminin özendirilmesi gibi önlemlerin alınmasıyla sektörün önü açılacaktır.”

“YERLİ SANAYİYİ DESTEKLEYEN BİR MEKANİZMA OLUŞTURALIM”

TÜREB açıklamasına göre, sürdürülebilir ve finanse edilebilir rüzgar enerjisi yatırımları için bir çıpa fiyatının ilan edilmesi elzem. Yapılan çalışmalar, yeni mekanizmada döviz yerine TL üzerinden fiyatlama yoluna gidilmesi durumunda maliyetlerin artacağını gösteriyor. Çünkü YEKDEM’in TL olarak ilan edilmesi rüzgar enerjisi elde etmenin maliyetini düşürmüyor. Önümüzdeki 30 yılda 4 trilyon dolara ulaşacağı öngörülen yenilenebilir enerji yatırımlarını Türkiye’ye çekebilmek için, çıpa fiyatın dolar ve/veya Euro cinsinden seçilmesi, ya da TL ilan edilecek alım fiyatının eskalasyonunda döviz bazlı veya en az yüzde 60 döviz içeren bir eskalasyon sepetiyle ilan edilmesi gerekiyor.

Ayrıca Türkiye’deki yerli rüzgar sanayiini korumak ve rekabetçiliğini artırmak için de “ek bir fiyat desteği sunulması ve bunun alım garantisinden bağımsız olarak (piyasa fiyatıyla enerji satışı yapılsa dahi) işletilmesi” de TÜREB’in önerileri arasında yer alıyor.

“HİBRİT PROJELER, YAPI MEVZUATININ BASİTLEŞTİRİLMESİ”

Yenilenebilir enerji sektörünün daha da gelişmesi için kritik önem taşıyan hibrit projelerin hayata geçirilmesinin önündeki engellerin kaldırılması rüzgar sektörünün de beklentileri arasında bulunuyor. TÜREB de özellikle YEKA sahalarında hibrit kurulması ve bu süreçlerin hızlandırılması ile ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyor.

Ayrıca yatırımları hızlandırmak adına yapı ruhsatı mevzuatında muafiyet getirilmesi veya basitleştirilmeye gidilmesi ve sistem kullanım bedellerindeki yüksek artış oranlarının düzenlenmesi de sektörün gündeme getirdiği diğer önemli başlıkları oluşturuyor.

BİR CEVAP BIRAK