Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 8.056 MW’ye çıktı

Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 8.056 MW’ye çıktı

PAYLAŞ
0

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından yayınlanan Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu, sektörün 10 yılda geldiği noktayı verilerle ortaya koydu. 2009 yılında 792 MW olan Türkiye rüzgar enerjisi kurulu gücü 2019 sonu itibarıyla 8.056 MW’ye ulaştı. Tüm bu süreç içerisinde en çarpıcı dönem ise yaklaşık 1.500 MW’lık kurulu güç artışının sağlandığı 2016 yılı oldu.

2019 yılının ilk çeyreğinde rüzgardan sağlanan elektrik oranı yüzde 8’lerin altına düşmedi (Mart 2019’da yüzde 8,86; bir önceki yıl yüzde 8,45). Ağustos ayında ise Türkiye’de üretilen her 100 kWh elektriğin 10,1 kilowatt saat’i rüzgardan geldi ve rüzgarın ülkemiz elektrik üretimindeki payı yüzde 10’u geçti. Bu oran bir önceki yılın aynı döneminde yüzde 8,78 olarak gerçekleşmişti.

Kurulu güçte ilk 5 sırayı, Polat Enerji, Güriş, Demirer Enerji, Borusan EnBW ve Eksim Yatırım Holding aldı. Polat Enerji 586,68 MW kurulu güçle yüzde 7,28, Güriş 529,25 MW kurulu güçle yüzde 6,57, Demirer Enerji 526,87 MW kurulu güçle yüzde 6,54, Borusan EnBW 436,05 MW kurulu güçle yüzde 5,41 ve Eksim Yatırım Holding 382 MW kurulu güçle yüzde 4,74’lük paya sahip oldu.

EGE VE MARMARA REKABETİ ARTIYOR

Rapora göre, Türkiye’de en çok rüzgar yatırımı alan iki bölge Ege ve Marmara. Aslan payı ise bir önceki yıl olduğu gibi yine Ege Bölgesi’nin oldu. Önceki yıl 2.832,25 MW kurulu gücün olduğu Ege Bölgesi’nde 2019 yılı kurulu gücü 3.098,15 MW olarak gerçekleşti.  2018 yılında 2.448,95 MW’lık kurulu güce ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi’ndeki kurulu güç ise 2019’da 2.796,45 MW’a ulaştı. Bu iki bölgeyi 996,10 MW’la Akdeniz, 763,90 MW’la İç Anadolu, 297,20 MW’la Karadeniz ve 93,05 MW’la Güneydoğu Anadolu Bölgesi izledi. 2019 yılına kadar rüzgar yatırımı olmayan Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki ilk rüzgar santrali ise Haziran ayında devreye alınan Ekşi Enerji’ye ait 11,70 MW’lık Malatya RES oldu.

Rüzgar enerji santrallerinin illere göre dağılımına bakıldığında İzmir, Balıkesir ve Manisa, önceki yıl olduğu gibi yine ilk 3 sırayı paylaştı. Rapora göre, tüm rüzgar yatırımlarının yüzde 19,23’ü “Türkiye’de rüzgarın başkenti” kabul edilen İzmir’de yer aldı (2018’de 19,07). Balıkesir’in payı yüzde 14,44 oldu (bir önceki yıl yüzde 15,24 oldu). 2019’da kurulu gücün yüzde 8,56’sı Manisa’da gerçekleştirildi (bir önceki yıl yüzde 9,09). 2018 yılında kurulu güçte yüzde 4,92’lik payla 5. sırada bulunan Çanakkale, geçtiğimiz yıl ciddi bir sıçrama yaparak yüzde 7,37 ile dördüncü sıraya yerleşti. Yüzde 4,92’lik payla bir önceki yılın dördüncüsü olan Hatay ise 2019’da yüzde 4,52’lik payla beşinci sırada yer aldı.

KORONAVİRÜS İNŞA HALİNDEKİLERİ ETKİLEYEBİLİR

Mevcut 8.056 MW’lık kurulu gücün yaklaşık 6’da 1’ine denk gelen 1.309 MW’lık 25 santral ise halen inşa halinde bulunuyor. Normal şartlarda bu santrallerin büyük bir bölümünün 2020 sonunda bitecek olan YEKDEM mekanizması sona ermeden devreye alınmasının planlandığını belirten TÜREB Başkanı Hakan Yıldırım, Koronavirüs salgınının dünya çapında türbin tedarikini zora soktuğuna ve bunun da inşaat halindeki santrallerin mevcut YEKDEM kapsamında devreye alınmaları geciktireceğine dikkat çekti.

“Halen salgının ana merkezleri kabul edilen Çin ve Avrupa’daki imalat sanayii bu krizden çok olumsuz etkilendi” diyen Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu: “Dünya genelinde olağanüstü günlerden geçiyoruz. Türkiye olarak 10 yılda 8 GW’ı aşan bir rüzgar kurulu gücüne ulaştık. Biz her yıl en az 1 GW’lık daha kurulumu hedeflerken maalesef beklenmedik engellerle karşılaşıyoruz. Bunların en sonuncusu Koronavirüs salgını oldu. Bu salgın dolayısıyla Çin ve Avrupa’da yoğunlaşmış olan türbin tedarikçileri imalat tarafında ciddi gecikmeler yaşıyor ve bu durum türbin teslim sürelerini geciktirerek bize de yansıyacak.

Türkiye’de birçok rüzgar enerjisi santralinin bu yıl sonuna kadar tamamlanması ne yazık ki riske girmiş durumda. Bu artık bir ‘mücbir sebep’ olarak kabul edilmeli. Hem sektörleri hem de genel ekonomimizi korumak adına bir dizi önlem hazırlığında olan hükümetimizin bu konuyu da gözeterek mevcut YEKDEM’in bitiş tarihini ertelemesinin sektöre nefes alma imkanı vereceğine inanıyoruz.”

BİR CEVAP BIRAK