COVID-19 sonrasında enerji dönüşüm stratejisi

COVID-19 sonrasında enerji dönüşüm stratejisi

PAYLAŞ
0

2019 yılı sonunda başlayan COVID-19 salgının insan sağlığına olan etkileri dünya gündeminin önceliklerini tamamıyla değiştirmiş durumda. COVID-19 başta insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin yanında enerji sektörü dahil olmak üzere küresel ekonominin tüm alanlarını etkilenmeye devam ediyor.

Bu etkiler sonucunda da kısa ve orta vadede enerji sektöründe aşılması gereken bazı soru işaretleri gündeme geliyor. 2020 yılı başından beri azalma eğiliminde olan ham petrol fiyatları COVID-19 salgının ekonomi üzerinde başta talepteki düşüş olmak üzere yarattığı etkiler ve diğer nedenlerden dolayı nisan ayı sonunda eksi fiyatları gördü. Enerji sisteminin geri kalanında olduğu gibi elektrik tüketiminde de azalma ve buna paralel olarak elektrik fiyatlarında sert düşüşler gözleniyor.

Örneğin Türkiye’de dolar bazında megavat-saat başına spot elektrik fiyatı mart ayı başından nisan ayı ortasına kadarki dönemde yüzde 60 oranında bir düşüşü hissetti. Bu fiyat değişimi ise sektördeki yatırımcıların zaten halihazırda yaşadıkları finansman ve planlamayla ilgili risklerini daha da artırıyor.

ÖN LİSANS VE MİNİ YEKA İHALELERİ BİR AN ÖNCE YAPILMALI

Detayları daha tam olarak açıklanmamış bir sonraki YEKDEM döneminin kapsamının nasıl şekilleneceği konusu hala gündemde ve ilgili risklerin azaltılması için neler yapılabileceği soru işareti olarak devam ediyor. COVID-19 döneminde yaşanan finansman zorlukları, ekipman tedarikindeki duraksamalar ve diğer sebeplerden dolayı başlayan projelerin devam etmesinde yaşanan kısıtlar ise yatırımcılar açısından ayrı bir risk teşkil ediyor.

Bu riskleri bertaraf etmek ve başlamış olan projelerin herhangi bir gecikme yaşanmadan hayata geçirilmesi için projelere finansman sağlayabilecek yeni araçlar ve modellerin geliştirilmesi ve projelerin bitirilmesi için gerekiyorsa ek süre tanınması önem arz ediyor. Bir yandan da planlanan yenilenebilir enerji önlisans ve mini YEKA ihalelerinin bir an önce gerçekleştirilmesi yatırımcıların öngörülerini artırmak açısından eşit derecede önemli.

Ekonominin iyileştirilmesi sürecinde dönüşümü tekrar hızlanacak enerji sektöründe birçok fırsat da ön plana çıkıyor. Öncelikle maliyetleri ucuzlamaya devam eden ve daha verimli teknolojilerin geliştirilmesi ve finansman kaynaklarının da buraya yönelmeye devam etmesiyle birlikte, yatırımların büyük çoğunluğunun yenilenebilir enerji öncelikli olması bekleniyor. Bu yatırımların içerisinde değer zincirinin getirdiği istihdam fırsatlarıyla birlikte dağıtık enerjinin daha büyük bir paya sahip olması bekleniyor.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ KALKINMANIN PARÇASI OLMALI

Son aylarda Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamındaki eylemlerin uygulanmasının hızlanmasıyla birlikte yakalanan ivmenin yatırımlar açısından yeni iş modellerinin geliştirilmesi yoluyla sektöre birçok fırsat sunacağı bekleniyor. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin merkezinde yer alan dijitalleşme ve akıllı sistemlerle ilgili alanların da bu dönüşümünden kendine fayda sağlayan sektörler olarak ön plana çıkması muhtemel.

Olumsuz etkilenebilecek sektörlerden biri olan elektrikli araçlarda yakalanan ivmenin devamı için planlama ve elektrik altyapısının geliştirilmesi ise önem arz eden bir alan olarak ön plana çıkıyor.

Tüm bu fırsatların ve enerji sektörüyle birlikte toplum ve ekonomin her alanına sağlanacak faydaların hayata geçmesi için ise Türkiye’nin COVID-19 sonrası ekonomik kalkınma stratejilerinin önemli bir parçasının enerji dönüşümü olması ve bunun yeni planlama süreçlerinin geliştirilmesinde rol oynaması gerekli olacak.

PAYLAŞ
Önceki haberABD’de pandemiye rağmen yenilenebilir enerji kömürü geçti
Sonraki haber“Hava kalitesindeki iyileşme geçici bir durum”
Değer Saygın
Değer Saygın, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin Direktörü olarak çalışmaktadır. 2013 -2017 yılları arasında, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nda (IRENA), küresel yenilenebilir enerji yol haritası programını (REmap) geliştirdi ve yürüttü. Bu program yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kullanımını arttırmak için ülkelerin, bölgelerin ve dünyanın bu alanlardaki potansiyelini ve kapasitelerini değerlendiren bir programdır. 70 ülkenin verisi ile ülkelerin 7. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi ile Paris Anlaşması hedeflerine ulaşması konusunda yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanındaki faaliyetlerini inceleyen bu çalışma, dünyanın bu alandaki en büyük programıdır. IRENA’ya katılmadan önce Değer Saygın, Utrecht Üniversitesi’nde uluslararası kuruluşlar, ülkeler ve özel sektör kuruluşları ile beraber enerji ve enerji kaynaklarının üretim sanayisinde sürdürülebilir kullanımı alanında projeler yürütmüştür. Değer Saygın, doktorasını da bu üniversitede tamamlamıştır ve ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden mezundur.

BİR CEVAP BIRAK