Korona virüse karşı yaşam tarzımızı değiştirelim

Korona virüse karşı yaşam tarzımızı değiştirelim

PAYLAŞ
0

Dünya sağlık örgütü Koronavirüsü (COVİD- 19) pandemi olarak açıkladı ve Türkiyede’de pandomim koptu. İnsanlar deli gibi bilinçli bilinçsiz maske, kolonya ve dezenfektan için kuyruklar oluşturup hem stokların bitmesine hem de fiyatların inanılmaz artmasına sebep oldu. Tabiki bir de marketlere hücum edip makarna, pirinç ve un gibi ürünleri kilolarca alıp rafları boşalttılar.

Panik çok tehlikeli gerçekten. Hijyen ise şart. Her olayda olduğu gibi kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle ve insanların birbirlerini doldurması ile gereksiz yere yapılan birçok davranış tipik bir şekilde görülüyor ülkemizde de.

Koronavirüs semptomları çok net bir şekilde açıklandı. Yüksek ateş, öksürük ve solunum güçlüğü en önemli belirtiler. Bunların dışındaki diğer göstergeler normal nezle/grip semptomları olabilir. Yine söylüyorum panik yapmak yerine daha bilinçli davranmak önemli.

Ben bugün Ankara’da en az 4 metre uzunluğundaki kuyruğu görünce dayanamayıp “bu ne kuyruğu diye?” sordum siradakilere. “Kolonya” dediler. İyi de benim anlamadığım şu; bizim kültürümüzde zaten kolonya günlük hayatımızda yok mu? Yani evlerde kolonya mı tükendi de, herkes kuyruklar oluşturarak kolonya almaya çalışıyor? Amaç kolonya stoklamak ise sebep ne? Kolonya zaten her zaman olan bir şey acaba bu insanlar kolonya ile banyo yapmayı mı planlıyor? Yani söylemek istediğim abartıya ne gerek var?

GEREKSİZ MASKE KULLANMAYIN

Virüsün bulaşmasını ve daha çok insanı etkilemesini önlemek için ilk ve en önemli adım kişisel hijyen olarak gösteriliyor. Önlemler alınırsa günlük hayatımıza panik yapmadan devam edebiliriz; “Ellerin sabun ile en az 20-25 saniye parmakların arası dahil ovuşturarak yıkanması. Maskelerin yanlış kullanılmaması. Çünkü basit maske denilen ameliyat maskeleri bilinçsiz olarak herkes tarafından kullanılıyor. Oysa ki sadece virüs bulaşmış kişilerin başkalarına bulaştırmamak adına maske kullanması gerekiyor yoksa hiçbir anlamı yok. İstismarcılara fırsat vermemek gerekir.

Ayrıca kişiler arası mesafenin korunması, el sıkışılmaması, dengeli beslenme, iyi uyuma ve dinlenme, açık havada yürüyüş, kalabalık yerlerde bulunmamak, çok sık dokunulan toplu taşımadaki yüzeylere, para ve masa, menü gibi birçok insanın dokunduğu şeylere dokunduktan sonra elleri yıkamak ya da dezenfekte etmek. Cep telefonlarımızı silmek ve temizlemek, zira her yere dokunduktan sonra telefonla konuşuyor ya da yazışıyoruz. Virüsün özellikle 60 yaş üzerinde etkili olduğu biliniyor. Bu sebeple bu yaş grubundaki kişilerin çok mecbur kalmadıkça kalabalık yerlere gitmemesi, özellikle metro, otobüslere ve dolmuş gibi toplu taşıma araçlarına binmemesi önemli.

ÇOCUKLARDA TEHLİKE ARZ ETMİYOR

Çocuklarda özellikle 12 yaşa kadar herhangi bir tehlike arz etmediği öngörülüyor. Gençler için de çok tehlikeli değil gibi. Fakat yine de Korona virüsü olsa da olmasa da sık sık ellerimizi sabun ile ovuşturarak yıkamak ve yıkamadan mümkün olduğu kadar yüz, göz, ağız ve buruna ellerimizle temas etmemek önemli bir önlem.

Ben 15 gün önce Kaliforniya’dan döndüm. Oradayken sadece ABD’de Washington’da çok az vaka görülmüştü. Aradan geçen 18-20 gün içinde ülkede vakalar arttı ve Avrupa’dan gelen uçakları almama gibi bir karar ilan edildi. ABD’de zaten evden çalışmak yani ‘home office’ modeli oldukça yaygın. Koronavirüsün artması ile birlikte evden çalışma saatleri arttırılmış ve kişilerin outlet, AVM gibi yerlere mecbur olmadıkça gitmemeleri ve ellerini temiz tutmaları salık verilmiş.

Yani dönüp dolaşıp hijyene geliyoruz. Esasen hijyene dikkat etmek korona virüs salgınından bağımsız olarak önemli bir konu.

AVM’YE GİTMEK YERİNE PİKNİK YAPALIM

Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Biz piknikleri, mangalları çok seven, çimene her fırsatta yayılan, uçurtmalar uçurup açık havada koşuşturan bir millet iken hangi ara adım başı yapılan AVM’lerden çıkamayan, sanki alışveriş ve tüketim hep hayatımızın bir parçası olmuş gibi yaşamaya başladık? Çocuklarımızı piknik alanlarından parklardan alıp niye AVM’lerin içinde yapılmış, havasız oyun yerlerine götürmeye başladık? Piknik, çayır, çimen kültürümüzü niye unuttuk?

Belki bu vesile ile kendi kültürümüze dönmeyi ve aslında eskiden yaptıklarımızın çok daha doğru ve sağlıklı olduğunu hatırlarız. “Her şerde bir hayır var” derler. Korona  virüsü umarım bizim kültürümüzün parçası olan bir yere gittiğimizde ve kalkarken bize ikram edilen kolonyaların aile ve dostlarla yapılan pikniklerin, mangalların, açık havada koşturduğumuz günlerin aslında doğru şeyler olduğunu ve bize öğretilen ya da dayatılan yeni şeylerin her zaman en iyisi olmadığını hatırlamamıza vesile olur.

Umarım depremlerle, savaşlarla, Korona ile başlayan 2020 yılı bize daha güzel günler gösterir.

PAYLAŞ
Önceki haberBorusan, Saros RES için 180 milyon dolar finansman sağladı
Sonraki haber“Güneşe yatırım yapan iki kere iyilik yapıyor”
Ferhan Alesi
İzmir doğumlu olan Ferhan Alesi, 16 yaşında gittiği Kuveyt’te Amerikan okulundan mezun oldu. Daha sonra Avusturya ve İsviçre’de Otel Yöneticiliği ve Turizm üzerine üniversite eğitimini tamamladı. Amerika’da kültürlerarası i̇letişim eğitimini dünyaca ünlü Portland, Oregon’da aldı. 1987 yılından bu yana Kuveyt, Avusturya, Kore, İtalya, İsviçre, Fransa, Almanya, İngiltere, Türkiye ve ABD olmak üzere birçok ülkede yaşadı, öğrenim gördü ve yöneticilik yaptı. Simdiye kadar 58 farklı ülkeden kişiye eğitim ve danışmanlık hizmeti verdi. Ferhan Alesi Türkiye’nin ilk kültürlerarası iletişim danışmanı, eğitmeni ve koçu olarak çalışıyor. 20 yıl yurtdışında 10 farklı ülkede yaşayan Alesi, Türk kültürel iletişim uzmanı, Avrupa Kültürlerarası Eğitim ve Araştırma Derneği’nin ilk ve tek Türk yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Avrupa Birliği projesi olarak Türkiye’de ilk defa çok uluslu firmalarda İK Direktörlerine yönelik çesitlilik hakkında projeyi organize edip gerçekleştirdi. Sabancı ve Koç üniversitelerinde farklı zamanlarda seminer ve dersler veriyor. Ferhan Alesi, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Fransızca biliyor.

BİR CEVAP BIRAK